Zoraki Evliliklere Hayır!

Zoraki Evliliklere Hayır!

Zoraki evlilikler bu çağa gelmiş olmamıza rağmen ne yazık ki hala var olmakta ve toplumumuzun kanayan yarası olmaya devam etmektedir. Beşik kertmesi, kuma, berdel, kan bedeli evlikler, çocuk evlilikleri gibi daha birçok çeşidi bulunan zoraki evlilikler kişileri istemedikleri bir yaşamın içine sürüklemekte.

Aile birliği toplumun temel taşını oluşturmakta fakat bazen doğru temeller üzerine kurulamamaktadır. Buda sağlıksız kadınlar, sağlıksız çocuklar kısacası sağlıksız bireylerden oluşan sağlıksız bir topluma yol açmak anlamına gelmektedir. Bu yönde çok önemli sayılan bir proje olan zoraki evliliklere sıfır tolerans projesi başlatılmıştır. Acıbadem Üniversitesi Suç ve Şiddetle Mücadele Uygulama ve Araştırma Merkezi (ASUMA) ile İMDAT Şiddeti Önleme ve Rehabilitasyon Derneği’nin işbirliği yaptığı bu proje toplumun kanayan yarası olan bu konuda büyük fayda sağlamaktadır. Bu proje sayesinde birçoğu resmi makamlara yansımayan ve suç teşkil ettiği halde cezasız kalan yaşamları, zoraki evlilikleri gün ışığına çıkarmayı sağlamışlardır.

Prof. Dr. Oğuz Bolat proje koordinatörlüğünde gerçekleşen çalışmalarda zoraki evliliklere dair birçok önemli nokta ortaya çıkarılarak değerlendirmeye alınmıştır. Ve çözümü için çalışmalar başlatılmıştır. Bu konuda ülkemizin kanunlara ve gerekli durumlarda cezalara ihtiyacı olduğu önemle belirtilmiştir. Bu proje kapsamında var olan kanunların günümüzdeki şartlara göre değerlendirilip yenilenmesini önermekteler.

Zoraki Evliliklere Hayır!

Zoraki evlilikler hiçbir şekilde hoş görülmemelidir. Kendisinden rıza alınmış, zaten çocukları da varmış bu seferlik affedilsin düzen bozulmasın gibi görüşler ve uygulamalar bu sorunun çözümünün önüne geçmekte. Ve toplumu daha da çıkmaza götürmekte. Başta çocuk evlilikleri olmak üzere hiçbir şekilde bu tarz zoraki evliliklere onay verilmemeli ve taviz gösterilmemelidir.

Zoraki evliliklerde mağdurun sadece kadın olduğu düşünülür. Ama bu düşünce aslında yanlıştır. Sadece kadın değil zoraki bir şekilde evliliğe mahkum edilen erkekte aynı ölçüde mağduriyet yaşamaktadır.  Hatta eşcinsel, trans ya da bu gibi davranışlarda bulunduğu tespit edilen erkek çocuklar sırf ‘iyileşsinler’ diye düşünülerek zorla evlendirilmekteler. Bu gibi cinsel eğilimler evlilik ile tedavi edilebilecek bir durum değildir fakat hala bunun tam olarak bilincinde değiliz toplum olarak.

Zoraki evlilik meseleleri çevreden tepki gördüğü durumlarda bunun aile içi bir mesele olduğu ve karışılmaması gerektiği gibi bir tutum sergilenmekte. Fakat bu çok yanlış çünkü bir kişinin zorla evlendirilmek istenmesi temel insan haklarının ihlali anlamına gelmektedir ve buda konuyu aile içi olmaktan çıkarıp kamu meselesi haline getirir.

Zoraki evlilik denilince sanki ataerkil bir toplum ağırlıkta olduğu için erkeklerin kadınlara baskısı ile gerçekleşiyormuş izlenimi yaratır. Halbuki birçok evlilik anne, teyze, büyük anne hatta kimi zaman komşu teyzelerin evlilik baskısı nedeni ile gerçekleşmekte. Her fırsatta kızına ya da oğluna evlenecek birini bakıyor hatta bulup zorla baş göz etme çabalarına giriyor olmaları da zoraki evlilik konusundaki baskıcı tutumlardan biridir.

Zoraki Evliliklere Hayır!

Zoraki evliliklerin nedenleri nelerdir?

Kişilerin eğitimsiz oluşu, gelenek adı altında devam eden uygulamalar, töre ve aşiret gibi faktörler, aile içi şiddet, kadının toplumdaki özgür davranışlarını kontrol etme düşüncesi, ekonomik nedenler, aile şerefi ve tecavüz ya da tacize uğrama gibi durumlar, aile içinde ve toplumsal açıdan baskı altında olmak gibi birçok şey zoraki evliliklere zemin hazırlamaktadır.

Peki, zoraki evlikler ne gibi sorunlara yol açmaktadır?

Kişiler fiziksel ve duygusal olarak aile içi şiddete maruz kalabilirler. Cinsel istismarlar yaşanabilir. Ailesi ile görüşmesi engellenebilir. Çevresi ile olan ilişkileri kısıtlanabilir. Depresyon, travma, kendine zarar verme durumu, intihar ya da cinayete meyilli olma hali, yeme bozuklukları gibi birçok olumsuz duruma sebep olmaktadır.

Ülkemizde var olan zoraki evlilik türleri nelerdir?

Analı-kızlı (tay geldi evliliği)

Farklı cinsiyetten çocukları olan iki dulun hem kendilerinin evlenmesi hem de çocuklarını birbiri ile evlendirmek.

Levirat (kayınbiraderle evlilik)

Erkek kardeşi ölen erkeğin dul kalan kardeşinin eşi ile evlenmesi durumudur. Eğer kardeş zaten evli ise kadın kardeşin eşine kuma olarak gitmiş oluyor.

Sorarat (baldızla evlilik)

Eşini kaybeden erkek eğer varsa eşinin kıs kardeşiyle yani baldızıyla evlenmesi durumudur. Eğer çocuklar varsa öksüz kaldığında onlara en iyi teyzesi annelik yapabilir düşüncesi ile savunulan bir evlilik türüdür.

Zoraki Evliliklere Hayır!

Kan bedeli

Aralarında kan davası olan iki ailenin kan bedeline karşılık maddi mallar ile borcunu öderken aynı zamanda malların yanı sıra kızlarını da verdiği evlilik şeklidir.

Başlık parası ile evlilik

Başlık parası evlenmek isteyen genç kıza karşılık ödenen paraya denir. Bazen bu nakit para şeklinde olmazda ev, tarla, hayvan karşılığı şeklinde de olabilir. Para karşılığı kızını mal gibi satma biçiminin adet olarak adlandırılmış şeklidir.

Berdel (berder ) evliliği

Evlilik çağına gelmiş iki erkeğin evlilik çağına gelen kız kardeşlerini birbirleri ile değişmesi durumudur. Başlık parası veremeyecek durumda olan ailelerin başvurduğu yöntemdir. Oğluna gelin alabilmek için kızını gözden çıkarmakta diyebiliriz kısaca. Eğer maddi durumu yüksek aileler arasında gerçekleşen bir durumsa maddiyat ya da ağalık gibi durumların daha da güçlendirilmesi iki aile arasındaki bağları daha güçlü hale getirmek adına yapılıyor da olabilir.

Kuma

Genelde karısı kısır olan ya da defalarca çocuk doğurmasına rağmen erkek çocuk sahibi olamamış kadınların kusurlu bulunmasından dolayı erkeğin karısını boşamadan yeni biriyle daha imam nikahlı olarak evlenmiş olmasıdır. Aynı evde iki ya da daha fazla kadınla aynı evde yaşamı sürdürmeleri durumudur.

Zoraki Evliliklere Hayır!

Beşik kertmesi

Birbirini çok seven dost ya da komşuluk ilişkilerinde ortaya çıkan bir evlilik türüdür. Aynı dönemlerde doğmuş olan çocukların daha beşikteyken ileride evlendirilmek üzere aileler arasında söz verilmesidir. Evlenme çağına geldiklerinde beşik kertmesi oldukları için başkalarıyla evlenmelerine müsaade edilmez ve zoraki olarak birbirleri ile evlendirilir.

Çocuk evlilikleri

18 yaşından küçük bireylerin yasal olarak evlenme hakkı yoktur. Yasa dışı olarak imam nikahı ile 18 yaşından küçük bireylerin bir yetişkin ile ya da yine 18 yaşından küçük bir birey ile zoraki olarak evlendirilmesi durumudur. Bazen bu bireyler o yaşta evliliğe kendi istekleri doğrultusunda da başvurabiliyor. Fakat o yaşta evleniyor olmaları sağlıklı ve doğru bir durum değildir.  Bunu önlememek, yetkililerle bildirmemek ve hatta onaylamakta suç sayılabilecek bir davranış biçimidir.

Bu ve buna benzer daha birçok evlilik çeşidi mevcut ne yazık ki. Bu durumların önüne geçebilmek ve yanlış seçimler yapılmadan doğru evlilikler ile sağlıklı bir toplum olabilmek için daha fazla eğitime önem verilmeli. Toplumun tüm kesimleri bu konularda bilinçlendirilmeli. Çevrenizde bu gibi durumlar mevcut olduğunda sessiz kalmayıp yetkili birimlere bildirip bu yanlış kararların önüne geçmek için daha sağduyulu davranılmalıdır.

Bu yazılarıda okuyabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir