Shantaram

Kitabın yazarı: Gregory David Roberts

Sayfa sayısı: 863

İlk basım yılı: 2009

Shantaram – Okuyucu yorumu:

“Shantaram’ın kelime anlamı “barış adamı” demekmiş galiba. İnternetin yalancısıyım yanlış bilgiyse affınıza sığınırım. Çok uzun yıllardır kitapçılarda görüp ama nedense bir türlü alıp okumaya fırsat bulamadığım bir kitap olur kendileri. 2009 yılına ait. Yani siz düşünün artık kavuşamama öykümüzü.

Yaklaşık 1 ay oldu okumaya başlayalı ama çok yavaş ilerliyorum. Kitabın akıcı olmamasıyla alakası yok yanlış anlaşılma olmasın ama tamamen kendi yoğun tempomdan ötürü. Gerçek bir hayat öyküsünü anlatıyor kitapta. Yani yazarın kendi hayatını konu almış. Hindistan’daki yaşamdan bahsediliyor kitapta. Aşırı detaylarla hem de. O kadar ayrıntılarla aktarmış ki konuları hiç gitmese de insan oralarda yaşamış gibi hissediyor. Hatta o şehirde doğup büyümüş biri bile bu kitaptan sonra yaşadığı yeri yeniden keşfetmiştir. Kitabı okuyup bitirdiğinizde içinizde Bombay’a gitme isteği belireceğinizden şüphem yok.

Genelde bu tarz çok fazla detaylara değinen hikayeler insanı sıkar ama bu hiçte öyle değil. Gayet akıcı bir dili var. Yani içinde çok ilginç ya da enteresan bir konu hakim değil ama kendini bir şekilde merakla okutmayı başaran değişik bir kitap.

Bu arada sanırım filmi de çekilmiş. Ama o konuyu tam araştıramadım henüz. Sadece internette kitap yorumlarını okurken gözüme çarptı. O sebepten yanlış bilgi vermek istemem şuan. Bende bu konuyla daha sonra bizzat ilgileneceğim.

Kitapta karma felsefesi ve aydınlanmaya dair konular ele alınmış. Hayatın anlamının gerçekte ne olduğu anlatmaya çalışmış bize. Sevgi ve kader; yaptığımız seçimler sonucunda hayatımızda nasıl şekilleniyor onu göstermiş. Başımıza gelen her olayın aslında bir zincirin halkaları gibi önceden belirlenmiş olduğunu ve yaşadığımız hiçbir şeyin nedensiz olmadığını çok güzel bir şekilde anlatmış. Anlatılanların gerçek bir hayat hikayesi olduğunu bilmek de daha bir ilgi çekici hale gelmesini sağlıyor tabi ki.

Kitabın kapağında geçen söz bence tüm yaşantımızın özeti gibi “kader seni güldürmüyorsa, espriyi anlayamadın demektir!” Basit şeylere çok takılmadan hayatı daha güzel yaşayıp zevk almanın bir yolunu bulmalıyız sanırım.

Dağ Gölgesi isminde devam kitabı da varmış ama henüz onu okumadım. Okuyunca onunla ilgilide yorumlarımı sunarım.”

Kitaptan alıntılar:

“Hayır” ne kadar tutkuyla söylenirse, “belki” o kadar güçlüdür.

Acılarımızla başa çıkmayı öğrenmek, büyümenin bir parçası.

“Tanrı korusun. Politikacılara dayanamam ben. Politikacı denen kişi ortada bir nehir bile yokken sana köprü sözü veren kişidir.”

Bir çocuğu özgürce ve samimiyetle sevmediğin müddetçe adam olmuş sayılmazsın ve karşılığında da çocuğun içten sevgisini kazanmamışsan iyi bir adam olmamışsın demektir.

Bu yazılarıda okuyabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir