Papatya Kokulu Hikayeler

Kitabın yazarı: Ender Haluk Derince

Sayfa sayısı: 352

İlk basım yılı: 2016

Papatya kokulu hikayeler – Okuyucu yorumu:

“Kendisi benim hediyem oluyor da birazcık o yüzden önemli bir kitap aslında. İçeriği nasıl olursa olsun şimdiden sevdiğim kitaplar arasında. Kapağındaki söz ne güzel açıklamış sevgiyi, sevmeyi, sevebilmeyi.. “Sevmeden bir şeyler verebilirsiniz, ama bir şeyler vermeden sevemezsiniz

Fedakarlık olmayınca olmuyor işte bir şeyler. Olsa da bir anlamı yok. İnsan kendinden bir şeyler vermeli, kendini koymalı ki ortaya ki o gerçek sevgi olabilsin. “Sevgi neydi? Sevgi emekti!” diye Selvi boylum al yazmalım’a bağlamadan durumu, kitabıma dönsem iyi olacak sanırım.

Henüz tam olarak bitirmedim gerçi ama yine de eleştirimi yapmak için beklememe gerek olmadığını düşünüyorum. Sonuç değişmeyecek çünkü o belli. Kısa kısa ama hayata dair güzel mesajlar içeren öykülerden oluşuyor kitap. Ama neredeyse birçoğu bildiğimiz, bir yerlerde mutlaka duyup okuduğumuz hikayeler. Bundan seneler önce “Tavuk suyuna çorba” serisi falan vardı bilmem hatırlar mısınız? Hikayelerin çoğu oradan alıntı gibi. Kısacası hayal kırıklığına uğradım. Yeni bir şeyler okuma ümidiyle eline alıyorsun kitabı ama bildiğin şeyleri görünce karşında, hoş değil yani. İnsanın okuma hevesi kaçıyor. Hadi onu da geçtim ne gereği var yani bu şekilde bir kitabın? Yaratıcı olmak, kendi öykülerini, maceralarını, duygularını aktarmak varken böyle birebir aynısını yapıp kolaya kaçmak nedir? Adını değiştirip iki süsleyip bir kokutup pazarlama mantığıyla yaklaşmanın çok çirkin olduğunu söyleyebilirim. (Kitap ayracı olarak papatya şeklinde papatya kokulu çok sevimli bir keçe çıkıyor da içinden)

Ama tabii, zamanında Tavuk suyuna çorba’yı okumayanlar için bunlar şimdi yeni ve harika öyküler gibi gelecek oda ayrı mevzu. Belli bir kesime hitap edip, kalan kısımdan da kime yutturabilsek kardır mantığı var sanırım. Yine de bırakmadım yani, sonuna kadar okuyup bitireceğim tabi ki. Çünkü yarıda bırakmayı sevmem hiçbir kitabı -kötüde olsa. Ayrıca o benim hediyem, hediyeye saygımdan bırakmam.

Üstelik hikayeler bildiğim şeyler de olsa güzeller ve yeniden okuyor olmak keyif veriyor. Yani okuduğum şeyleri beğenmediğim için değil bu acımasız eleştirim o konunun altını çiziyim. Hepsini çok beğendim ve hatta duygulanıp mutlu oldum. Hatta “ben bunu biliyordum ya” deyip hatırlamakta mutlu etti. Ben sadece bu çakma yazarlık durumuna kızıyorum sanırım.

Dip not: Kitabın yazarı olarak belirtmiştim yazının başında Ender Haluk Derince’yi ama “Hazırlayan” adı altında geçiyormuş aslında ismi. Yani anonim öyküleri derlemiş sanırım. Tam net bilgi sahibi olmadığımdan dolayı bunu da belirtmek istedim. Emeğe saygı lütfen!”

Bu yazılarıda okuyabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir