Mucizeler Yağarken

Kitabın yazarı: Kristin hannah

Sayfa sayısı: 272

İlk basım yılı: 2017

Mucizeler Yağarken – Okuyucu yorumu:

“Harika bir kitabın daha sonuna geldim. Kristin yine muhteşem bir hikaye sunmuş bize. Çok ilginç bir konusu vardı. Çünkü okurken hayallerle gerçekler birbirine karışıyordu. Bu hem ürkütücü hem de çok eğlenceli geldi bana. Hüzün ve mutluluk, karamsarlık ve umut hep bir aradaydı. Bazen sadece hayallerimizin peşinden giderek ya da mucizelere inanarak hayata tutunabilmenin ve yeni bir sayfa açabilmenin mümkün olabileceğini göstermiş.

Her şey mantık dışı olsa da, kalbinin sesini dinleyerek insanın mutluluğu yakalayabileceğini anlatmış bize. Tabi o kadar da şey yapmamak lazım. Hani ne de olsa masal ya bu, sonra işler bize gelince sarpa sarmasın diye diyorum. Her hayalinde peşinde koşulmaz. O tamamen Joy’un şansı. Biz yinede tedbiri elden bırakmayalım. Ama sonuç olarak; kesinlikle okunası bir kitaptı. Özellikle de küçük Bobby’nin olduğu bölümler. Çok sevimliydi gerçekten. İnsanın kitabın içine girip o tatlı çocuğu sımsıkı sarası geliyordu.

Bazen hayat bizi oldukça fazla yoruyor. Ve böyle durumlarda yeniden ilerlemeye devam edebilmek için tutunacak bir dal arıyoruz. Çünkü her şey öyle tozpembe değil ve yaşanan acılar öyle kolay geçmeyebiliyor. Ve böyle anlarda hepimiz bir mucizeye ihtiyaç duyarız. Bu kitap da, tam da o ihtiyacımız olan mucizenin öyküsü anlatılmıştı. Sonu gerçekten tahmin edemediğim bir şekilde bitti. Bir anda ne düşüneceğimi bilemez halde kalakaldım. İmkansız ötesi bir kitap olsa da insan gerçek olabilirmiş, neden olmasın’mış gibi hissediyor.

İnsan bazen kendi hayatında bir şeyleri yoluna koyabilmek için başkalarının hayatlarına da dokunmak zorunda hissedebiliyor. Çevresindeki, zihnindeki ya da kalbindeki, hatta hayalindeki hayatlara bir faydası olursa bu onun da bir şeyleri başarabilmesini sağlayacak, bunu biliyor. Evi temizleyip düzenlediğinizde gelen huzur ve mutluluk duygusu gibi bir şey galiba. Ortalık toparlanınca insan kendi duygu ve düşüncelerinin de toparlanmış olduğunu hissediyor bir nebzede olsa. Canımız sıkkınken ya da ne yapacağımızı bilemez halde kafamız ya da duygularımız karışıkken kendimizi temizlik ya da yemek yapmakla oyalamaya çalışmamız hep bu yüzden. Çoğu zaman bunu bilinçsizce yapıyoruz ama meditasyon gibi bir şey işin özünde ve işe yarıyor. Kendimize gelebilmemizi sağlıyor. Kitabın sonu da bana bu durumu çağrıştırdı biraz. Siz ne düşünürsünüz bilemem. Herkesin baktığı açı farklı neticede.

Değişik ve aşırı sürükleyici bir kitaptı. Anlatım tarzı Kristin’in tüm kitaplarında olduğu gibi yine çok tatlıydı. Okurken sizi ister istemez içine çekiyor ve o duyguları olayın kahramanları ile birlikte yaşamanızı sağlıyor.”

Kitaptan alıntılar:

“Zihnimde ve anılarımda kapıyı tekmeliyorum. İnsanlara böyle anlattım. Gerçekteyse kapıyı açacak gücü Kendimde zor bulmuştum..”

“..gaza sertçe basıp, yola çıkarken anıları dikiz aynasında bıraktım..”

Bu yazılarıda okuyabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir