Kuşların ve Yılanların Şarkısı

Kitabın yazarı: Suzanne Collins

Sayfa sayısı: 646

İlk basım yılı: 2020

Kuşların ve yılanların şarkısı – Okuyucu yorumu:

“Eğer daha önce Açlık oyunları serisini okumuşsanız bu kitap size olayların aslında nasıl başladığını, nasıl o noktalara geldiğini şimdi daha iyi anlatacaktır. Açlık oyunları serisinin 3 kitabında ismi geçen ve o pek hoşlanmadığımız başkan Coriolanus Snow’un gençliğini, hayat hikayesini, kalbi henüz bu denli katılaşmamışken nasıl bir insan olduğunu ve böyle bir insana dönüşebilmek adına nasıl seçimler yapması gerektiğini anlatan bir kitap olmuş. Açlık oyunlarının nasıl başladığı, nasıl şekil aldığı, halkın ilk tepkileri gibi konulara değinilmiş. Açlık oyunlarının aslında nasıl bir felsefe üzerine inşa edildiğini bu kitap sayesinde daha iyi anlayacaksınız.

Eğer Açlık oyunları serisini henüz okumamışsanız bu kitapla başlamanız belki daha iyi olabilir. Ben daha önce okumuş bir insan olarak bu kitaptan sonra yeniden okuma ihtiyacı hissettim. Çünkü tüm detaylar yeniden anlam kazanmış oldu.

Kitabın sonunda Covey’lerin ve Lucy Gray’ in hikayesi yarım kalmış gibi geldi bana. Yani Lucy Gray’e ne oldu? Niye öyle davrandı? Ne hissetti? Ne düşündü?.. gibi bir sürü soru cevapsız kalmış oldu.  Coriolanus kendince fikir yürütüp hayatını yönlendirse de acaba her şey onun düşündüğü ve gördüğü gibi miydi? O yüzden umarım Covey’lerin ve Lucy Gray’ in hikayesinin anlatıldığı bir devam kitabı gelir.

Belki de Açlık oyunları serisindeki Katniss Lucy Gray’ in torunu falandır. Olabilir mi acaba? Neden olmasın. Çünkü Coriolanus ve Lucy Gray’in ilişkisindeki birçok detay Açlık oyunlarında Katniss ile yeniden karşımıza çıkmıştı. O darağacı şarkısı, alaycı kuşlar, suoku bitkisi Katniss ve 12. Mıntıka gibi bir sürü detay bize Lucy Gray ve Katniss arasında bir bağlantı olabileceğini göstermekte. Lucy Gray’in suoku bitkisi (Katniss) bahanesi ile Coriolanus’u terk etmesi ve 65 yıl sonra Katniss adında birinin isyanın sembolü olarak ortaya çıkması.

Kitap bize yaşam mücadelesi, adaletsizlikler ve özgürlük gibi duygular adına insanın neler yapabileceğini göstermiş. Bazen hayatımıza devam edebilmek adına çok riskli kararlar almak durumunda kalabiliyoruz. Seçimlerimiz yaşamımızın nasıl devam edeceğini belirlemekte. Özümüzde iyi insanlarda olsak bazen hayat şartlarından dolayı çok kötü birine dönüşmek zorunda kalabiliyoruz. Ve kötü olmayı seçmek aslında hiç de öyle kolay bir şey değil. Kitapta kötülüğün bazen nasılda gerekli olabileceğini bize göstermiş diyebilirim. “Kötülük gerekli mi gerçekten?” diye soracak olursak, bu kitabı okuduğunuzda bazen gerçekten gerekli olabileceğini görüyorsunuz.

Özümüzde hepimiz iyi insanlar değil miyiz neticede. Bunca kötülük niye o zaman..”

Bu yazılarıda okuyabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir