Hayatın Tadını Yavaşlatarak Çıkarın

Gün içerisinde o kadar yoğun oluyoruz ve o kadar çok işe koşuşturuyoruz ki yavaşlatmayı bırakın bir kenara yetişmek bile mümkün olmuyor. Ama bu süreçte kendinize zaman ayırabiliyor musunuz peki? Artık zaman ayırmanın zamanı sizce de gelmedi mi?

Sürekli bir şeylere yetişmeye ya da bir şeyleri yetiştirmeye çalışırken aslında anı kaçırıyoruz. Çevremizdeki güzelliklerin farkına varamıyoruz bu aceleci yaşantımızla. Buda hayata karşı bedenen ve ruhen yorulmamıza sebep oluyor. Fakat küçük detaylarla hayatı yavaşlatıp kendinize de zaman ayırıp anı yaşamanızın bir yolu var.

Yavaş hareket edin

İşlerinizi ya da yetiştirilmesi gereken şeyleri telaşlı bir şekilde yapmak yerine mümkün olduğunca yavaş yapıp daha sakin bir hayatı elde edebilirsiniz. Aynı anda birkaç işi birden yapıyım düşüncesinden kurtulup sadece yaptığınız işe odaklanın. Bu sizin daha sakin olmanızı ve stresten uzaklaşmanızı sağlayacaktır. Kısa sürede çok iş yapıyor olmanızdan dolayı kimse size ödül vermeyecektir emin olun. Aksine sizdeki performansı görüp daha fazla iş yüklemeye çalışacaklardır. Sınırlarınızı zorlayıp kendinizi zora sokmaktansa biraz daha ağırdan alın her şeyi.

Dijital diyet zamanı

Gerek iş gerek sosyal çevreden kaynaklı son yıllarda dijital dünyada çok daha fazla zaman geçirir olduk. Gerçek hayattaki koşuşturma yetmiyormuş gibi birde buradaki mailler mesajlar yorumlar paylaşımlar beğeniler gibi daha birçok şeye kafa yormak zorunda kalıyoruz. Buda hayatın daha da hızlı akıp gitmesine yol açıyor. Arada bir gün içerisinde kendinize dijital dünyadan uzak durarak zaman kazandırın. Kafanızın birazcık rahatlaması açısından bu çok iyi gelecektir.

Her şeye yetişemezsiniz

Aynı anda birçok işi birden yapıp bitirmek istiyorsunuz. Ama maalesef bu bazen mümkün olmayabiliyor. Öncelikle bunun olamayacağının bilincine varmanız gerekmekte. Her şeyi aynı anda yapabilmeniz olanaksız. Yada her işi sizin yapabilmeniz olanaksız. Bırakın etrafınızdakilerde kendi üstüne düşen sorumluluğu alsın, bazı işlere de onlar koşuştursun. Yada bazı işleriniz bir sonraki güne kalsın. Bu dünyanın sonu değil. Öncelikleriniz doğrultusunda planlamanızı yapın, aciliyeti olmayan işleri erteleyin.

Anı yaşayın

Şöyle olabilirdi ya da şöyle olmalı şeklinde geçmişe ya da geleceğe odaklanmak yerine sadece anı yaşamaya çalışın. Geçmişi değiştirmeniz artık imkansız bunu öncelikle kabullenin. Gelecekte ise sizi neler bekliyor onu bilemiyoruz. Ve yaşanacakları da şimdiden değiştirme imkanımız yok. Müdahale edebileceğiniz tek zaman dilimi şu an. Ve sadece ana odaklanıp tadını çıkarın.

Doğada zaman geçirin

Fırsat buldukça doğada vakit geçirmeniz stres ve kaygılarınız alıp götürmeye yarayacak en harika terapi şeklidir. En basitinden açık havada, ormanda ya da bir parkta yapılan yürüyüş bile ruhunuza çok iyi gelecektir.

Yavaş tüketin

Eskiye oranla hayatımızdaki her şeyi daha hızlı tüketir hale geldik. Örneğin yemeğimizi bile en hızlı ne yeriz nerde yeriz şeklinde geçiştirir hale geldik. Teknoloji sayesinde her şey artık daha hızlı yapılabiliyor ama ona rağmen yine de daha hızlı olması gerektiğine olan bir inancımız mevcut. Bunun yerine yaptığımız şeye ya da yaşadığımız ana odaklanıp daha yavaş bir şekilde yaşasak hayattan daha fazla zevk alabiliriz. Ayaküstü yenilen bir fastfood yerine sevdiklerinizde uzun sohbetler eşliğinde keyifli bir masa yemeği daha güzel olmaz mıydı?

Çevrenizdekilere de bunu aktarın

Tek başınıza yaşamınızda bu gibi değişiklikler yaşayabilmeniz bazen şartlardan dolayı mümkün olmayabilir. O yüzden çevrenizdekileri de bu konuda bilinçlendirin. Anı yaşamanın, hayatta kendinize de zaman ayırmanızın ne kadar önemli olduğunu onlara da anlatın. Ve birlikte daha kaliteli zamanlar geçirme imkanını yakalayın. Çünkü bazı anlar birlikte yaşanırsa güzelleşebilir ancak. Örneğin keyifli bir masa yemeğinden bahsetmiştik. Herkes hızlıca yeyip kalkarsa sadece sizin masada tek başınıza kalıp anın tadını çıkaracağım demeniz biraz garip olabilir. Bu hep birlikte uygulanabildiğinde mümkün olabilecek bir durum. O yüzden ilk başta çevrenizdekileri bu konuda bilinçlendirmek daha doğru.

Bu yazılarıda okuyabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir