Güneşi Uyandıralım

Kitabın yazarı: Jose Mauro de Vasconcelos

Sayfa sayısı: 272

İlk basım yılı: 1974

Güneşi uyandıralım – Okuyucu yorumu:

“Zeze’nin çocukluk maceralarını okumuştuk. Şeker Portakalı gibi tatlı bir öykünün tabii ki de devamı olmalıydı. Zeze büyümeye devam ederken, yeni dostlar edinirken, yeni haylazlıklar peşinde koşarken de onu okumalıydık. Bizde O’nunla birlikte yaşamalıydık o anları. Güneşi birlikte uyandırmalıydık..

Kaybettiklerinin yerini başkaları alır bazen. Zeze’nin hayatında da bu böyle olmuş. Yeni dert ortağı bir cururu kurbağası olmuş. Girip yüreğine yerleşmiş. Bazen öyle ansızın biri girer yüreğine yerleşiverir ya tam da öyle olmuş. Her ihtiyacı olduğunda onu orada bulmuş. Kimseyle paylaşamadıklarını onunla paylaşmış, taa ki ona ihtiyacı kalmayana kadar..

Ve bir de baba figürü bulmuş kendine. Gerçek hayatta sahip olmak istediği türden bir baba yaratmış kendine. Düşlerindeki baba onu hep sevmiş, şefkatle bağrına basmış. Bir gün gerçekte sahip olduğu babasının kıymetini anlayana kadar hayallerindeki babanın oğlu olmuş. Büyürken öyle olmaz mı bazen. Sahip olduklarımız değil de hep başka şeyler daha değerli görünür gözümüze. Ama ancak büyüdüğümüzde hangisinin daha değerli olduğunun farkına varırız. Büyümek bunu gerektirir çünkü. Çocukluk da farkında olmamayı.. değişik süreçler.. değişik duygular..

Zeze’nin büyürken bu dostlarından öğrendiği en güzel şey; hiçbir zaman karamsarlığa kapılmamak. En kötü anlarda bile yeni bir gün doğacağına ve her şeyin güzel olacağına olan inancımızı yitirmemeliyiz. İçimizde batmakta olan o güneşi her zaman uyandırmanın bir yolunu bulmalı ve bu inancı diri tutmalıyız. Diğer türlü yaşanmaz çünkü… Güneş hep doğsun.. mutlu günlerimiz olsun..”

Kitaptan alıntılar:

“Akrabalık sadece kan bağlarıyla değil, yürek ve akıl bağlarıyla da kurulur.”

“İnsan affedince her şeyi unutur. Ama sadece unutursa çoğu zaman sonradan o şeyler tekrar su yüzüne çıkar. “

“Büyükler güneşi uyandırmayı bilmez. Belki Tanrı ister de yarın, güneş kendiliğinden doğuverir.”

“….mutluluk olduğu yerdedir, olmasını istediğimiz yerde değil…”

Bu yazılarıda okuyabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir