Genç Werther’in Acıları

Kitabın yazarı: Johann Wolfgang von Goethe

Sayfa sayısı: 164

İlk basım yılı: 1774

Genç Werther’in Acıları- Okuyucu yorumu:

“Oldukça beğenildiğine dair yorumlardan sebep uzun zamandır merak ettiğim ancak okuma fırsatı bulamadığım bir kitaptı. Ancak okuduğumda bende aynı etkiyi yaratmadı sanırım çünkü çok hoşlandığım bir tarz değildi ne yazık ki.

Arkadaşı Wilhelm’e imkansız aşkı Charlotte’a karşı olan duygularını mektuplarla anlatan Werhter’in hikayesini konu almıştı. Anlatım şekli ve edebi açıdan bakıldığında güzel bir öykü olabilir ancak konu olarak ortada kayda değer bir konu göremedim ben. Nişanlı bir kadına olan aşkı yüzünden acı çeken ve Türk filmlerini aratmayacak şekilde aşkı yüzünden yaşamı son bulan bir adam vardı.

Kitabın yayınlandığı ilk zamanlar Werther’in bu duygularını okuyan kişiler kitabın etkisi yüzünden intihar falan etmiş. Bu ne kadar doğru bilmiyorum ama gerçeklik payı mümkündür diye düşünüyorum. Vakti zamanında Murat Kekilli bu akşam ölürüm’ü söylediğinde de bu tarz intihara meyilli insanlar ortaya çıkmıştı hatırlarsanız. Suç şarkıda mı ya da kitapta mı yoksa bu kadar aciz olan insanlarda mı bilemedim. Ama yaşamadan bilinmez tabi çok da atıp tutmak istemiyorum o nedenle.

Ancak hiçbir aşk yaşamına son verdirecek aşamaya getirtmemeli insanı. Aşk böyle bir şey olmamalı. İnsanı bu denli aciz ve çaresiz bırakan bir duyguya dönüşmemeli. Olmuyorsa zorlamanın bir manası yok sonuçta. İmkansızda ısrarcı olmaya gerek yok. Hele ki yaşamından vazgeçmeye hiç gerek yok.
Werther ölüp gitti, olan sadece ona oldu gördüğünüz üzere. Kitap boyunca Charlotte açısından eş değer bir duygu durumu görmedik. Yada Werther öldüğünde “ah keşke” diyen bir Charlotte yoktu ortada. Değdi mi öldüğüne adamcağızın, değmedi. O yüzden bir aşk uğruna kendini heba etmenin bir mantığı yok. “Vay be ne adamlar var, aşkı uğruna can veriyor” deyip böyle kitaplara ve karakterlere de bayılmakta biraz anlamsız sanki.

Çok acımasız bir kitap yorumu oldu sanırım ama abartı duygu durumunu çok sevemedim. Yine de kitap gayet akıcı ve kendini okutur cinstendi. Okuduklarımı onaylamasam da okurken sıkılmadım. Buda kitabın artısı sanırım.

Kitabı ancak aşkınızdan yanıp tutuşur bir halde iseniz ya da karşılıksız bir sevdanın pençesine düşmüşseniz okumanızı tavsiye ederim. O zaman hislerinize tercüman olabilir ve daha fazla sevebilirsiniz.”

Kitaptan alıntılar:

Diğer ilişkilerim sırf yüreğim acı çeksin diye kaderin benimle oynadığı bir oyun değil miydi?”

“Eşit olmadığımızı, olamayacağımızı biliyorum ancak saygı görmek adına alt tabakadaki insanlardan kendini uzak tutmak gerektiğine inanan kişi, yenilmekten korktuğu için düşmanından gizlenen bir korkar kadar yuhalanmayı hak eder.”

“Tanrı’nın bize her gün sunduğu güzelliklerin tadını çıkarmak için kalbimizin kapılarını sonuna kadar açarsak başımıza gelen kötü şeylere de dayanma gücü buluruz.”

“İnsana sonsuz mutluluk veren şey, nasıl olur da aynı zamanda üzüntüsünün kaynağı haline gelir?”

“Ah fani varlık, yaşadığının canlı kanlı kanıtı olan, tek bir gerçek iz bıraktığının şu dünyada bile, sevdiklerinin yüreğinde ve anılarında bile silinip gideceksin, hem de çok çabuk!”

Bu yazılarıda okuyabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir