Gebeliğin 26. Haftasında Yaşananlar ve Öneriler

Gebeliğin 26. haftasında bebeğiniz boyu yaklaşık 34-36 cm yani bir sakız kabağı büyüklüğündedir.

Gebeliğin 26. haftası neler yaşanır?

Bebeğinizin cildi hala ince ve kırışık olmasına karşın artık kılcal damarları daha belirgin haldedir ve cildine kırmızı bir renk vermektedir.

El tırnakları da artık görünebilir haldedir.

Bebeğinizin duyuları artık iyice geliştiğinden dolayı parlak ışığa karşı bile tepki vermeye başlayacaktır. Ani ve yüksek seslere karşıda aynı şekilde tepkiler vermektedir.

Bebeğinizin akciğer gelişimi devam etmekte ve artık nefes alıp verme hareketleri yapmaya başlamış durumdadır. Ultrason kontrolleri esnasında bebeğinizin solunum hareketleri yaptığını görebilmeniz mümkündür. Bu bir nevi nefes alma provasıdır onun için. Akciğer gelişiminin sağlıklı bir şekilde devam edebilmesi için egzersiz yapıyordur.

Bebeğinizin şu an en sevdiği şey parmağını emmek ve göbek bağını eliyle tutmaktır. Ultrasonda onu bu şekilde görebilmeniz mümkündür.

Kan şekerinizin düşmemesi için çantanızda mutlaka atıştırmalık sağlıklı bir şeyler bulundurmanızda fayda vardır.

Gebelik sürecinizde ikinci trimesterin son haftasındasınızdır. Artık karnınız çok belirgin bir haldedir ve sizde hamileliğe iyice alışmış durumdasınızdır.

Gebelikte dolaşım sisteminiz her zaman olduğundan daha yoğun bir şekilde çalışmaktadır. Bebeğinizin gelişimi için daha fazla oksijen ve besine ihtiyaç vardır. Ayrıca rahminize giden kan akışının rahat olabilmesi için sol tarafa dönük pozisyonda yatmanız daha doğrudur. Böylece rahminize giden kan damarlarına baskı uygulamamış olursunuz. Otururken ise mutlaka dik bir pozisyonda oturmaya özen göstermelisiniz. Bu hem sindirim sisteminiz için hem de kan dolaşım sisteminiz için çok önemlidir.

Bu haftadan itibaren her an erken doğum ihtimali söz konusu olduğu için kendinize bir doğum planı belirlemenizde fayda vardır.

Doğum planı nedir?

Doğum planı doğumu nasıl gerçekleştirmek istediğinizle alakalı karar vermenizi sağlayacak bir yöntemdir. Eşinizle ve doktorunuzla doğum konusunda tercihlerinizi ve bu tercihlere uygun olup olmadığınızı net bir şekilde konuşmalı ve bilgi almalısınız. Doğum tercihiniz ne olursa olsun son dakika tüm planlar değişebilir ancak her şey yolunda gittiği takdirde sizin tercihleriniz doğrultusunda bir doğum gerçekleştirmeniz daha uygun olacaktır.

Doğum planı yaparken kendinize sormanız gereken sorular nelerdir?

  • Doğum anında eşinizin ya da yakınlarınızdan birinin sizinle olmasını istiyor musunuz? Yoksa doğuma yalnız mı girmek istiyorsunuz?
  • Doğum için bir ebe ya da douladan profesyonel bir destek alma düşünceniz var mı?
  • Doğum sancıları ile başa çıkma yöntemleri hakkında bilgi sahibi misiniz?
  • Doğum esnasında gelişen bir durum söz konusu olursa kontrol tamamen doktorunuzda mı olmalı yoksa söz hakkınız olmalı mı?
  • Doğum yaparken ortam sessiz mi olsun yoksa özel olarak size iyi gelen rahatlatıcı bir müzik türü ister misiniz?
  • Bebeğiniz doğduğunda kordonunu eşinizin kesmesini ister misiniz?
  • Doğum için gerekli olabilecek suni sancı, epidural, serum takılması gibi müdahaleler hakkında bilgi sahibi misiniz? Ve bu tarz müdahaleler için kontrol doktorunuzda mı olmalı yoksa sizden onay alınmalı mı?

Bu gibi soruların cevaplarına karar vermeye ve bu konular hakkında bilgi edinmeye başlamanın zamanı artık geldi. Soruların cevaplarını netleştirdikten sonra bunlarla ilgili bir yazılı metin hazırlayıp doğum başlamadan önce doktorunuza verilmesini sağlamalısınız. Böylece yaşanacak herhangi bir problem ya da doğumun gidişatı tamamen sizin belirlediğiniz şekilde ve sizin sorumluluğunuzda olacaktır. Böylece içiniz bu konuda daha rahat olabilir.

Bunun yanı sıra artık tahmini doğum zamanınıza göre doğumu yapacağınız hastaneden randevu almanızda ve detayları görüşmenizde fayda vardır.

Bu yazılarıda okuyabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir