Fırtınada Yanacaksın

Kitabın yazarı: John Verdon

Sayfa sayısı: 528

İlk basım yılı: 2018

Fırtınada Yanacaksın– Okuyucu yorumu:

“Yine bir John Verdon klasiği olan kitabın sonuna gelmiş bulunmaktayız. Serinin diğer kitaplarında olduğu gibi bunda da Dave Gurney çok karmaşık bir cinayet işine nazlanarak dahil oldu. Her zamanki gibi “acaba bulaşsam mı yoksa bana ne nasılsa ben emekliyim mi desem” diye bir kararsız kaldı. Ama tabi ki de ortada işin içinden çıkılması güç bir mevzu varken uzak durabilmesi mümkün değildi.

Kitapta olaylar ırkçılık sorunları, beyaz ve siyahi polislerin birbirini öldürdüğü bir tema üzerine kurulup daha sonra arapsaçına dönmektedir. Son ana dek katilin kim olduğunu ve amacının ne olduğunu kesin olarak tahmin etmek mümkün olmadı. Hatta bu defa Dave Gurney bile katilin kim olduğu konusunda biraz şaşkınlığa uğradı. O derece yani gerisini siz düşünün. Katil her zaman uşak çıkmıyormuş onu görmüş olduk bu hikaye ile birlikte.

Olayları çözmeye çalışan kocaman bir ekip varken nedense bir tek Dave Gurney duruma farklı açılardan bakmayı başarabiliyor. Sürekli sorular soruyor ve her durumdan şüphe ediyor. Ondaki zeka nedense teşkilattaki kimsede yok. Biraz kahramanımsı bir adam olsa da kitaplarını okumak zevkli. Tabi bu kadar çok detaya girip insanı bazen yormasa daha iyi olabilir. Çünkü bazen o kadar ayrıntılı ve gereksiz şeylerden sayfalar dolusu bahsediyor ki “ne gerek vardı bu bilgilere” deyip bir sıkılma hali geliyor. Yine de kitabın dili akıcı ve güzel olduğu için sorun olmuyor.

Bu defa eşi Madeleine ve arkadaşı Jack Hardwick çok fazla olayların içinde değildi. Onlarla daha zevkli hale geliyordu ama bu defa geri planda kalmışlar.

Kısacası polisiye ve dedektiflik öykülerini seviyorsanız okumanızı tavsiye ederim.”

Kitaptan alıntılar:

“Her şeyin anlaşılması, ortaya çıkartılması, didik didik edilip değerlendirilmesi şart değildir. Bazı şeyler, saygı gösterilip, huzur içinde kalmaları gereken yerde bırakılmalıdır.”

“Saygısızlık öfkenin anasıdır. Ve bu ülkeyi çökertecek olan da bu öfke işte.”

“Büyükbabam söz kaka olsaydı kimse gübreye para vermezdi derdi.”

“Sesleri duyarız ama bizim için önemleri yoksa beynimiz onları yok sayar. Tıpkı çöp kutusuna giden e-postalar gibi.”

“Eğer şüphe zekanın işareti olsaydı, bende paçalarımdan akacak kadar olurdu.”

“..davranışlarıyla ilgili size bir sürü neden sunan biri büyük ihtimalle bu davranışlarının ardındaki gizli nedeni saklıyordur..”

Bu yazılarıda okuyabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir