Evliliklerin Bitmesine Yol Açan Nedenler

Hiçbir evlilik bir gün bitecek düşüncesi ile başlamaz. Hep iyi günde, kötü günde bir ömür sürecek sözü verilir. Fakat ne yazık ki özellikle günümüzde evlilikler daha kısa sürer hale geldi. Zamanla ortaya çıkan problemler temel sağlam olmayan evlilikleri çok çabuk sarsabiliyor. Sorunları çözmek yerine karşılıklı daha da büyütmek son aşamada evliliklerin sonlanmasına kadar varabiliyor.

Sorunların çözümünde tek taraflı çaba ne yazık ki hiçbir işe yaramamaktadır. Hatta bir tarafın mağdur diğer tarafın tüm sorunların kaynağıymış gibi görüldüğü evliliklerde işler daha da çıkmaz bir hal alabiliyor.

Her ilişkide bazen bir şeyler yolunda gitmeyebilir. Ama önemli olan ve yapmamız gereken ilk şey iki tarafında sorunun kaynağını karşılıklı olarak belirlemesi ve kabul etmesidir. Sorumluluktan kaçmak ya da sadece bir tarafı suçlamaya kalkmak en yanlış adımdır. Sorunu çözmek için öneriler ya da yöntemler belirleyip ona uygun olarak iki taraflı olarak hareket etmelidirler.

İlişkideki sorunları karşılıklı konuşmayıp hatta göz ardı ederek yaşamaya çalışmak var olan basit bir sorunu zaman içerinde daha büyük bir noktaya taşıyacaktır. Zamanla çiftlerin birbirlerine karşı bakış açıları bile değişme noktasına gelebilir. Aralarındaki iletişim bazı şeyler konuşulmayıp ertelendikçe iyice kopmaya başlar. Sürekli yaşananları içimize attıkça zamanla çözüm bulmaya çalışmaktansa sadece karşı tarafı suçlamaya başlar hale geliriz.

Evlilik iki kişinin birlikte ortak bir hayatı paylaşması durumudur. Ve bu ortak yaşamda tabi ki zaman zaman sorun sayılabilecek şeyler yaşanacaktır. Ama bu sorunlar karşısında çözüm yoluna gitmek yerine karşımızdakini suçlar halde yaklaşımlar sergilemek sorunları daha büyük ve kalıcı sorun haline getirmiş olmaktan başka bir işe yaramaz.

Çiftler arasındaki konuşmalar kısa sürede tartışmaya dönüşüyor ve hiçbir şekilde normal bir müzakere içerinde olmayı beceremiyorlarsa sağlıklı iletişim mümkün olmuyor demektir. Sağlıklı iletişimin eksikliği bir süre sonra ilişkide çok büyük problemlere sebebiyet verecektir. Konuşurken suçlayıcı bir tavır takınmak çok yanlıştır. Ben yerine biz dilini kullanmaya çalışmalıyız. Çünkü evlilik ortak bir paylaşımdır. Ortada var olan sorun her iki tarafı da ilgilendirmektedir.

Ayrıca bir problemden söz ederken genelleme yapmakta  yapılan en büyük yanlışlardan biri. Tartışılan konu ne ise sadece onunla ilgili görüş bildirmeliyiz. Sen zaten hep böyleydin, her zaman bu tarz şeyler yapıyorsun gibi daha önceki mevzuları açmak yada konuyu büyütmek adına rahatsız olunan diğer konuları da o anki konunun içine katmak sorunları çözmemizi daha da zorlaştırır. Peki çiftlerden biri bu şekilde yaklaşımda bulunmuşsa partneri bu durum karşısında nasıl davranmalı? Suçlayıcı kişiye karşı savunma amaçlı aynı şekilde suçlayıcı tepkiler vermek durumu daha da çıkmaza sokar. Bunun yerine sakin kalarak yeniden sorunun kaynağı ve ana nedeni olan şeyden bahsederek olayın büyümesini önlemeye çalışmalıdır.

Tartışma esnasında ben yerine sen dilini kullanıyor olmakta problemi farklı noktalara taşıyor. Örneğin üzgün olduğunuz bir durum karşısında “ bu şekilde yapman beni çok üzdü” diyerek kendi duygu durumunuzu belirtmek yerine. “senin böyle yapmaların yüzünden ben hep üzülen oluyorum” gibi cümleler kurarsanız bu karşı tarafı kışkırtıcı bir ortam yaratacaktır.

Sırf o anki üzgün yada sinirli oluşunuzdan ötürü gereksiz bir şekilde alaycı, hor görücü, kendinizi üstün gören  yada karşı tarafı aşağılayıcı sözler sarf etmeniz ilişkiyi yıkan en temel yanlışların başında gelir.

Bir diğer yanlış davranış biçimi de çiftlerin birbirlerine karşı duvarlar örmeye başlamasıdır. Birbirleri ile iletişimi kesip hatta dış dünya ile bağlantısını koparması çok ciddi bir durumdur. Olaylar karşısında tepki bile göstermemek “artık ne yaparsan yap umurumda değilsin beni ilgilendirmiyor” anlamı barındırır. Buda ilişkiyi derinden sarsar.

Eleştirilmeye tahammül edememek yada sürekli kendini savunma halinde olmakta bir diğer yanlış davranış biçimidir. Sürekli karşı tarafı yargılamak, suçlamak en büyük hatadır.

Bu gibi davranış biçimleri yerine problemin asıl kaynağı üzerinde yoğunlaşıp kırıcı tavırlar ve sözler sergilemeden konunun çözümü için neler yapılabilir bunları konuşmalısınız. Ve ortak bir çözüm yolu bulma yoluna gidip çözüm için gereken adımları atmalısınız. Kendi aranızda çözemediğiniz problem eğer uzun süre devam ediyorsa bir evlilik terapistinden yardım alabilirisiniz. Evlilik terapistine genelde evliliğin neredeyse bitme aşamasında gitmeye karar veriliyor. İşler çıkmaza girdiğinde son çare olarak başvuruluyor. Oysaki sorunlar büyümeden bir uzmana başvurmak durumu bu noktalara getirmeden çözüme kavuşturabilir.

Bu yazılarıda okuyabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir