Eski İlişkinizin İzlerini Nasıl Silersiniz?

Bir ilişkinin her ne sebepten dolayı bitmiş olursa olsun yaşattığı negatif duygular hayatı kötü bir şekilde etkiler. İlişki devam ederken hissedilen o mutlu, huzurlu, güçlü duygular bir anda yerini korkunç hislere bırakır. Kırgınlık, üzüntü, öfke gibi duygu karmaşası ile baş etmek durumunda kalırız.

Bu sürecin sona ermesi için ilk önce gerçek duygularınızın ne olduğunu anlamaya çalışmanız gerekmektedir. Çünkü olaylar yeniyken hayal kırıklığı, pişmanlık, utanç kızgınlık gibi duygular çok sağlıklı bir şekilde ifade edilmeyebilir. Ve bazen bunları birbirinden ayırmak ve çözmek çok uzun sürebilir.

Ancak yeni bir ilişkiye başlamak istiyorsak ya da tek başınıza da olsanız artık mutlu olmak istiyorsanız bu aşamayı en kısa sürede aşmanız gerekmektedir. Bu süreci aşmayı yok sayıp duygularınızın üstünü örtmeniz sürekli geçmişten izlerle yaşamanıza sebep olur. Buda hem kendinize hem de hayatınıza girecek olan yeni kişiye zarar vermeniz demek.

O zaman geçmişin bu izlerinden , hayalet gibi peşinizde dolaşıyor olma durumundan biran önce kurtulmalısınız.

Bu hayaletlerden kurtulmanızın yolu da öncelikle o hayaletlerin varlığını kabullenmeniz anlamına gelmektedir. Fakat bu geçmişinizde kalan kişiyi suçlamanız gerektiği anlamına gelmiyor. Çünkü her ilişki çok büyük duygusal zararlarla bitmiş olmayabiliyor. Bazen çok güzel, olgunca, saygı ve sevgi çerçevesinde bir ayrılıkta yaşanmış olabiliyor. Ama yine de duygusal açıdan nasıl bir olumsuzluğa maruz kalmış olursanız olun bu durumdan kurtulmak için hayatın kontrolünü yeniden elinize almanız gerektiğinin bilincinde olmalısınız. Çünkü kontrol sizin elinize geçmediği takdirde hayaletiniz sizi yönetmeye başlayacaktır. Buda yaşamınızı olumsuz anlamda etkileyecektir. Başka birinin size bu konuda yardımcı olması ne yazık ki mümkün değildir. Sizi etkileyen duygu durumunu yada düşünceyi tespit edip kontrolü yeniden ele alıp ondan kurtulmalısınız.

İlişkinin bitmesine gerçekte sizde sebep olmuş olabilirsiniz. Yani illaki karşı tarafın sizi hüsrana uğratmış olması gerekmez. Kendinizi yeterli görmüyor olabilirsiniz, yada ilişkinin devam edebilmesi  için yeterince çaba göstermediğinizi fark edebilirsiniz. Ama bitip giden bir ilişkinin ardından sürekli kendinizi bu eksikler yada yanlışlardan dolayı suçlamak hiçbir işe yaramayacaktır. Karşınızdaki kişiyi suçlayıp durmak yerine kendi hatalarınızı da görüp kabullenmek ve nelerin sorumluluğunu üstlenmeniz gerektiğini çok iyi değerlendirip tespit etmeniz gerekmekte.

Yaşananları, haksızlıkları, sizi nasıl kırıp üzdüğünü unutmanız çok kolay olmayacaktır muhakkak. Ama bu davranışların altında yatan sebepleri anlamaya çalışmalısınız. Örneğin sizi bir başkası için terk etmiş olsun. Bu affedilemeyecek bir durumdur fakat burada sorgulamanız gereken şey bunu neden yaptığı. Sizi sevmiyor muydu artık yada ilişkinizde çözülemeyecek sorunlar mı vardı da mutluluğu bir başkasında aradı? Yada bazen bir ilişki çoktan biter ama siz sürdürmek için ısrarcı davranıp karşı tarafı boğabilirsiniz. Bu ve buna benzer yaşanmışlıkların arkasında yatan sebepleri göz önünde bulundurup bunların neden kaynaklanmış olabileceğini ortaya çıkarmalısınız.

Bu tarz geçmişe yönelik analizler sizi geçmişin bağlarından daha kolay kurtaracaktır. Hem daha sağlıklı bir bakış açısı kazanmış olursunuz hem de bir sonraki ilişkinizde aynı davranışları sergilemekten kaçınmış olursunuz.

Bu yazılarıda okuyabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir