Çocuğun Kendi Kendine Oyun Oynamaya Alışma Süreci

Çocuğunuz oyuncakları ile oynamıyor mu? Yada oyun oynamayı bilmediğini mi düşünüyorsunuz? Eğer öyle ise yalnız değilsiniz demektir. Bu birçok ebeveynin canını sıkan bir durumdur. Çocuklarınızla vakit geçirip oyun oynamayı ne kadar çok seviyor olursanız olun yapmanız gereken işler olduğundan ya da sizin de kendinize vakit ayırmanız gerektiğinden bu durum bazen çok sinir bozucu bir hale gelebilir. Çünkü çocuğunuz yalnız kaldığında oyun oynamayı beceremediği için sürekli sizi yanında istiyordur. Ve sürekli onunla olabilmenizde pek mümkün olmayabilir. Özelliklede çalışan anne baba iseniz durum daha da zorlaşacaktır.

Aile üyelerinin birlikte vakit geçirmesi ya da çeşitli aktiviteler ve oyunlarda bir araya gelmesi çocuğun sosyal ve duygusal gelişimi açısından çok faydalıdır. Ancak çocuğunuzun sizden bağımsız bir şekilde oyun oynayabilmesi ya da kendi başına bir şeyler yapabilmesi de becerilerinin gelişmesi açısından çok önemlidir.

Güven ihtiyacı

Çocuğun kendi başına oynama becerisi geliştirebilmesi için öncelikle güven duygusuna ihtiyaçları vardır. Güven duygusu için çocuğunuzla bol bol fiziksel temas içinde olmanız gerekmektedir. Birlikte oyun oynarken ona yönelttiğiniz dikkat çocuğunuzda güven duygusunu sağlamlaştıracaktır. Onunla oynuyormuş gibi yaparken bir yandan aslında telefonunuzla ilgileniyor ya da televizyon izliyorsanız çocuğunuz bunun farkına varacaktır. Yada onunla oyun oynarken izin istemeden ya da haber vermeden kalkıp ev işlerini yapmaya gidiyorsanız bu çocuğunuzun güven duygusunu zedeleyebilir.

Çocuğunuz ile her ne yapıyor olursanız olun ama mutlaka o ana odaklanın ve bunu ona hissettirin. Özellikle de 0-2 yaş döneminde sizin sürekli oyunu yarıda kesip yanından ayrılmanız ya da onunla iken başka şeylerle ilgilenmeniz çocuğunuzun bağlanma ilişkisini zedeleyebilir. Eğer yapmanız gereken acil bir iş varsa bile “şuan acilen bunu yapmam gerekiyor oyunumuza kısa bir ara verebilir miyiz sonra kaldığımız yerden devam ederiz olur mu” şeklinde bir yaklaşım ile sanki ondan müsaade istiyormuş izlenimini yaratabilirsiniz. Böylece kendini değersiz hissetmez.

Kaliteli zaman geçirmek

Çocuğunuzla birlikte zaman geçirirken bunu son derece doyurucu ve kaliteli bir şekilde yapmaya özen göstermelisiniz. Bunun içinde çocuğunuzla vakit geçirmek için uygun bir zaman dilimi belirlemelisiniz. Örneğin; günün belirli saatlerini “anne-çocuk saati” olarak planlayıp bu süreçte başka şeylerle ilgilenmemelisiniz. Süreniz başladığında alarm kurabilirsiniz. Alarm çaldığında çocuğunuz anne-çocuk saatinin bittiğini ve sizin yapmanız gereken diğer işlerle ilgilenmenizin zamanının geldiğini bilir. Bu sayede günün her saati sizinle vakit geçirmek istemesini önlemiş olursunuz. Sizinle yapmak istediği bir aktivite ya da oynamak istediği bir oyun olduğunda “bunu oyun saatimizde yapabiliriz” diyerek erteleyebilirsiniz.

Küçük çocuklar için henüz saat kavramı olmadığından dolayı “öğle yemeğini yedikten sonra” ya da “akrep ve yelkovan bu sayıların üzerine geldiği zaman” şeklinde yaşına uygun anlayabileceği bir zaman kavramı belirleyebilirsiniz. Ancak belirlediğiniz bu süre geldiğinde kesinlikle sözünüze sadık kalmalısınız. Yoksa bu çocuktaki güven duygusunu zedeler. Onunla vakit geçirirken sadece ona odaklanın. Hatta mümkün olduğunca telefonunuzu bile yanınızda tutmayın.

Birlikte geçirmek için belirlemiş olduğunuz sürenin bitmesine yakın “biraz sonra zil çalacak ve süremiz dolacak” şeklinde önceden haber verin. Alarm çaldığında, ise “benim şu işi yapmam gerekiyor artık” gibi kısa ve net bir şekilde bilgi verin. Yanından ayrılırken yanağından öpebilir ya da kendi aranızda sevgi göstergesi olarak yapmış olduğunuz fiziksel bir hareketi yapabilirsiniz. Bu şekilde hem kontrolün sizde olduğunu bilir hem de oyun saatinde sadece onunla vakit geçireceğinizi anlamış olur.

Lider değil eşlikçi olmak

Birlikte oyun oynarken bunu standart bir şekilde kurallara uygun yapmanız gerekmez. Oyunu çocuğunuzun eğleneceği biçimde ya da kendi hayal dünyasına göre yönetmesine izin verin. Bu sayede enerjisini daha kolay boşaltabilir, duygu ve düşüncelerini oyun aracılığı daha rahat ifade edebilir. Yani onu yönetmeye kalkmayın, onun kurduğu oyunda eşlikçi olun. Bazen de “ sen oyun oynarken ben seni seyretsem olur mu” diyerek sadece izleyici de olabilirsiniz. Ama bunu dediğiniz zaman gerçekten onu seyredin, başka işlere yoğunlaşmayın. Çocuğunuz kendi başına oyun oynarken güvenliğini tehdit eden bir durum olmadığı sürece sakın müdahaleci olmayın.

Cazip başlangıçlar

Çocuğunuzun oyun oynamayı bilmediğini düşünüyorsanız onun oyuncaklarla olan ilişkisini yeniden gözlemlemenizde fayda var demektir. Örneğin; çocuğunuzun çok fazla oyuncağı varsa biraz daha sadeleştirebilirsiniz. Böylece bir yığın oyuncak arasında dikkatini çekmeyen bir oyuncak bu şekilde gözüne çarpabilir. Farklı kategorilerde çok az sayıda oyuncağı ortada bırakın. Belirli sürelerde bu oyuncakları kaldırıp yerine diğer sakladığınız oyuncaklardan çıkarın. Böylece oyuncaklar daha ilgi çekici hale gelecektir.

Birlikte oyun oynarken ya da bir aktivite gerçekleştirirken “ sen devam edebilir misin buradan sonrasına benim mutfağa gitmem gerekiyor” deyip görevi ona devredebilirsiniz. Yada herhangi bir şey ile oynarken “bunu yapman çok hoşuma gitti, ne kadar da güzel bir oyunmuş bu” gibi motive edici şeyler söyleyebilirsiniz.

Çocuğunuzun ilgisini oyuncaklara çekmek istiyorsanız yapmanız gereken şey gidip o oyuncakla önce sizin oynamaya başlamanızdır. Emin olun çok kısa bir süre sonra gelip size katılacaktır.

Duyulara hitap eden oyunlar

Boya, kil, boncuk ya da su gibi dokunsal malzemeler çocukların çok ilgisini çekmektedir. Bu tarz şeylerle oynamak çocukları hem rahatlatır hem de uzun süre oyalar. Tabi ki bunlarla oynamaları için uygun ve güvenli bir ortam şart. Örneğin; şişme oyun havuzunda ya da büyük tepsilerin içinde su ile oynamasına izin verebilirsiniz. Halının üzerine çarşaf serip sadece bu alanın içerisinde boncuklarını ya da oyuncaklarını kullanmasını sağlayabilirsiniz. Onun için çeşitli oyun alanları oluşturmak tamamen evinizdeki uygun ortama ve yaratıcılığınıza kalmıştır.

Oyun bittiğinde bu mekanı toparlamakta oyunun birer bölümü haline gelmesi çok önemli. Böylece hem beceri hem de sorumluluk kazanmış olur.

Çocuğunuz tek başına her hangi bir aktivite yaparken sizi sürekli yanına çağırıyorsa “bence yaptığın şeyi bitirdiğinde bana sürpriz olmalı, şimdi görmemeliyim, tamamladığın zaman beni yanına çağır” şeklinde bir yaklaşımda bulunabilirsiniz. Böylece hem sık sık yanına gitmek zorunda kalmazsınız hem de yaptığı aktivite size sürpriz olacağı için daha heyecanlı hale gelmiş olur.

Çocuklarda tek başına oyun oynama yaşı kaçtır?

0-6 aylık bebeklerde bu süreç 5-10 dakikadır. Hatta bebeğinizin fiziksel ve zihinsel gelişimine bağlı olarak daha kısa süreler bile olabilir. 18 aylığa kadar 10-20 dakika olarak artış başlayabilir. Daha sonra çocuğunuzun yaşına göre kademeli olarak bu süreyi artırabilirsiniz. Çocuğunuzu oyun oynaması için tek başına bırakırken mutlaka güvenlik tedbirlerini almalısınız.

Bu yazılarıda okuyabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir