Cilt Yaşlanmasını Nasıl Önleriz?

Cilt Yaşlanmasını Nasıl Önleriz?

Cildinizin yaşlanma sürecini etkileyen birçok faktör vardır. Kişisel ya da genetik farklılıklar, beslenme şekliniz, spor ve yaşam tarzınız gibi birçok etken cilt yapınıza etki eder. Cildinizin parlak, diri ve genç görünmesi kolajen ve elastine bağlıdır. Kolajen ve elastinler cildi ağ gibi saran bir yapıya sahip olup esneklik, sıkılık ve sağlamlık sağlar. Yaşımız ilerledikçe ciltteki kolajen ve elastine üretimi azalmış olur buda cildinizde sarkma ve kırışıklığa sebep olur. Bu sebepten dolayı özellikle 45 yaşın üzerindeyseniz cildinize herkesten daha fazla özen göstermelisiniz. Yaşımızı ele veren bu kolajen ve elastine için nasıl önlemler almalıyız bugün onlar hakkında bilgi vereceğiz.

Cilt Yaşlanmasını Nasıl Önleriz?

Yaşımızı ele veren bölgelerimiz yüzümüzde göz çevresi, çene olurken, dirsek ve diz kapakları da aynı şekilde belirtiler gösterir. Hatta boynumuzu da kapsayarak dekolte bölgemiz ve ellerimiz yaşımızı ortaya çıkaran diğer bölgelerdir. Yaşımız ilerledikçe cilt nem kaybetmeye başlar ve gerginlik azalır. Buda ince kırışıklık denilen çizgi çizgi görüntülerin oluşmasına sebep olur. Genetik faktörler başta olmak üzere, sigara kullanımı, sık kilo alıp verme durumu, çok fazla güneş ışığına maruz kalmış olmak bu cilt kırışıklığı sorununu daha da arttırır ve hızlandırır. Kırışıklıklar artmaya başladıkça ciltte sarkmalara da yol açar.

Mimiklerini çok fazla kullanan kişilerde göz çevresinde kazayağı denilen çizgiler, alın ve dudak kenarındaki çizgiler daha erken oluşur. Ve yaş ilerledikçe daha da derinleşen çizgiler haline gelir.

Eskiden bu kırışıklıkları önlemek için genel anestezi ile yapılan ve zor geçen ameliyatlar olurdu. Ve çoğu zaman yara izi, morluk, kanama gibi olumsuz etkileri olurdu bu ameliyatların. Şimdi günümüzde gelişen teknoloji ile birlikte ağrı ve şişliğe yol açamayan hatta çok fazla istirahat gerektirmeyen operasyonlar ile kırışıklıkları tedavi etmek mümkün.

Botoks, kök hücre, dolgu, yağ enjekte edilmesi, endolift lazer ağı, PRP gibi birçok anti aging olarak yapılan lazer uygulaması mevcut. Üstelik anestezi almaya gerek duymadan yapılıyor olması rahatlıkla tercih edilen yöntemler olmasını sağlıyor. Bu saydığımız işlemler ve daha fazlası ile cilt derinliklerine inip hücreler yenileniyor ve yeniden hücrelerin aktive edilerek cildinizin kalınlaşıp sıkılaşmasını sağlıyor.

Kırışıklıklar için çözüm önerilerine şimdi detaylı bir şekilde göz atalım.

Cilt Yaşlanmasını Nasıl Önleriz?

Endolift lazer ağı uygulaması

Kısa etek ya da şort giydiğinizde ortaya çıkan diz kapaklarınızdaki sarkık görüntü, dirseklerinizdeki buruşukluk, gıdı ve boyun bölgesindeki sarkma sizi artık çok fazla rahatsız etmeye başlamışsa endolift lazer ağı yöntemi ile çok hızlı bir şekilde bu durumdan kurtulmanız mümkün. Üstelik ameliyat gerektirmeyen, morluk, ödem, yara izi gibi sorunlara yol açmayan bir uygulama.

Endolift lazer ağı uygulaması nasıl yapılıyor?

Neredeyse saç teli inceliğinde olan bu teknoloji ısıyı direk cildin altına vererek, yaklaşık yarım saat içerisinde kesik, dikiş, acı, ağrı ve morarma olmadan istenilen sonuca ulaşılmasını sağlıyor. Isı cildin alt tabaksına ulaştırılarak cildin sorunlu bölgesi onarılmış oluyor. Üst göz kapağı düşük ya da gözaltı torbaları olan kişiler, boyun ve dekolte bölgesinde kırışıklık olanlar bu yöntem sayesinde yeniden eski görüntüsüne kavuşmuş oluyor.

Botoks ve Dolgu uygulaması

Botoks ve dolgu yöntemi en çok tercih edilen uygulamaların başında yer almakta. Yaş ilerledikçe ve cilt nemini kaybettikçe oluşan kırışıklıklar botoks ve dolgu yöntemi sayesinde tedavi edilebiliyor.

Cilt Yaşlanmasını Nasıl Önleriz?

Botoks ve dolgu uygulaması nasıl yapılıyor?

Kırışıklığın tedavi edilmesi istenilen bölgeye küçük iğneler yardımı ile enjekte edilen botoks, kaslara giden sinir dürtülerini bir nevi bloke ederek kasları rahatlatmış oluyor ve buda cildinizin yeniden gerginleşerek kırışıklıkların yok olmasını sağlıyor. Botoks yöntemi genelde alın çizgileri, kaz ayakları ve üst dudak çizgilerinin tedavisi için uygulanır.

Dolgu yöntemi ise su tutulumunu arttırarak cildin daha dolgun görünmesini sağlar buda kırışıklık ve çizgileri azaltır. Dolgu yöntemi genelde burun ve ağız çevresi ile dudak üstlerinde ve kenarlarındaki çizgiler için uygulanır.

Kök hücre uygulaması

Yaşınız ilerledikçe kaybettiğiniz hücreleri yeniden yerine koyma yöntemi diyebiliriz. Bu yöntem sayesinde 8-10 yaş gençleşmeniz mümkün. Genelde boyun ve dekolte bölgesi, dirsek ve diz kapağı bölgeleri için uygulanır.

Kök hücre uygulaması nasıl yapılıyor?

Öncelikle vücudunuzdan çok az miktarda yağ alınır ve laboratuar ortamında kök hücreden sıvı haline getirilir. Sıvı haline getirildikten sonra cildinize uygulama işlemi yapılarak yine kendi hücrelerinizle gençleşme sağlamış olursunuz. Tek seanslık bir işlemdir. Kendi hücreniz olduğu için reddetme, reaksiyon ya da alerji gibi bir sorun söz konusu olmaz.

Yağ enjeksiyonu uygulaması

Yağ enjeksiyonu uygulaması yüz için olduğu kadar eller içinde çok sık uygulanmakta. Kendi vücudunuzdan alına yağların bazı işlemlerden geçirilip saflaştırıldıktan sonra yeniden istenilen bölgeye özel kanüller aracılığı ile verilmesi şeklinde yapılan bir uygulamadır.

Cilt Yaşlanmasını Nasıl Önleriz?

Yağ enjeksiyonu uygulaması nasıl yapılır?

Vücudunuzdan uygun yöntemlerle alınan yağlar saflaştırılarak özel tekniklerle vücudun istenen her bölgesine yeniden enjekte edilir. Yağ enjeksiyon işlemi yalnızca dolgu için uygulanmaz.  Erişkin tip kök hücreleri açısından çok zengin bir kaynak olan yağ dokuları eksik olan kök hücrelerinin bulunduğu bölgelere verilerek onarılmasını ve yeniden faaliyete geçmesini sağlar.

PRP uygulaması

Platelet Rich Plasma (PRP) uygulaması platelet yönünden zenginleştirilmiş plazma anlamına gelmektedir. Platelet ya da daha bilindik adıyla trombosit hücreleri içinde bulunan granüller birçok büyüme faktörü içermektedir. Bu faktörler, kolajen sentezleyen hücrelerden tutun cildin yenilenmesine yarayan hücrelere kadar daha birçok hücrenin aktif olmasında ve enjekte edilen bölgeye geçiş yapmasında görevlidir.  Bu sayede dokularda meydana gelen hasarları ya da yaşlanma belirtilerini yok eder. Yani sadece cildi yenileyip iyileştirmez aynı zamanda yaşınızın ve yaşam koşullarınızın vermiş olduğu yıpratıcı ve yaşlandırıcı etkilere karşıda savunma mekanizması oluşturur.

Bu yazılarıda okuyabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir