Bitmeyecek Öykü

Kitabın yazarı: Michael Ende

Sayfa sayısı: 512

İlk basım yılı: 2017

Bitmeyecek öykü – Okuyucu yorumu:

“Bastian’ın öyküsüydü bu bitmeyecek olan. Belki de Bastian bizdik. Unuttuğumuz adımızdı o. Ne uğruna unuttuğumuzu bir bilsek kahrımızdan ölürdük eminim ki. Her şey tam da böyle, yaşam denen şey bir kitabın satırlarında sunuluyor bize. Her satırını aslında kendimiz hayal edip yazdığımız bir öykü bu.

Çocuk kitabı gibi görünse de aslında büyüklere anlatılan bir masal daha çok. Bir şeylerin farkına varabilelim diye büyülü bir dünyanın içine dalmamızı sağlıyor. Sanki bir anda Bastian ile birlikte o tavan arasında kaybolan sen oluyorsun okurken. İlginç bir kitaptı. Biz yetişkinlere hayatta neyin daha önemli olduğunu hatırlatmaya yararken, bir çocuğa ise bunu taa en başından gösterebilecek türde bir öyküydü. Ama bunu yaparken ders verir gibi değildi. Sadece sizi alıp bambaşka diyarlara götürüyor, o diyarlardan dönerken siz kendi dersinizi kendiniz alıp geliyorsunuz. Tabii anlayana.

Kendimizi ararken kendimizi kaybediyoruz bazen. İnsanlıktan çıkıyoruz. Nerden geldik nereye gidiyoruz görmüyor gözümüz. Hırslarımız uğruna yok ediyoruz en masum şeyleri bile. Güç, başarı diye elde ettiklerimiz bizden neler götürüyor bazen hiç anlamıyoruz. Bazen değil çoğu zaman aslında.

Sınırsız bir güce sahip olan İmparatoriçenin sembolünde yazan “Ne istiyorsan onu yap” cümlesi belki de hayatımızın kısa bir özeti gibi. Bizlerde bu yaşamda ne istiyorsak onu yapmakta özgürüz. Sonuçlarına katlanmak koşulu ile tabi ki. Kısacık bir cümle ne çok şey anlatmış aslında.

Bitmeyecek öykümüzü yazarken ne istiyorsak yapmakta özgürüz ama sonuçlarına katlanmak zorundayız. Çünkü bir gün dönüp bakınca geriye neler elde ettiğin değil, elinde neler kaldı bu önemli olan. Gerisi sadece pişmanlık, acı..

Kendi değerlerinizi yeniden keşfetmek isterseniz çok faydalı bir kitap. Kesinlikle okunması gerekenler arasında diyebilirim.

Kendiniz için güzel dilekler dilemeniz dileğiyle..”

Kitaptan alıntılar:

“Birçok olasılıktan bir tanesini seçebilse, başkasını seçmezdi. Çünkü artık biliyordu; dünyada sevincin binlerce, binlerce biçimi vardı ama temelde hepsi bir tanesinde birleşiyordu, sevebilme sevincinde. Hepsi bir ve aynıydı.”

“Hayatın, “Hayat böyledir,” diyen herkesin öne sürdüğü gibi öyle renksiz ve önemsiz, öyle gizsiz ve mucizesiz olmasıyla hiçbir zaman yetinmek istememişti.”

“İnsan, dileğinin yerine gelmeyeceğini bildiği sürece -belki de yıllar boyu- bir şey dileyebiliyordu. Ama dilediği düşün gerçekleşme olasılığı ansızın karşısında durunca, o zaman bir tek şey diliyordu: Onu hiç dilememiş olmayı.”

Bu yazılarıda okuyabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir